Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesidir. Bu nedenle mevcut binaların deprem güvenliğinin değerlendirilmesi hem teknik hem de hukuki açıdan büyük önem taşır.
Deprem risk testi ve riskli yapı raporu süreçleri, başta 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 olmak üzere ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir.
Bu yazıda deprem risk testinin ne olduğu, nasıl yapıldığı ve resmi rapor sürecinin nasıl ilerlediği detaylı şekilde açıklanmaktadır.
Deprem risk testi; mevcut bir binanın taşıyıcı sisteminin deprem karşısındaki güvenliğini belirlemek amacıyla yapılan teknik inceleme ve analiz sürecidir.
Bu süreçte:
Beton dayanımı ölçülür
Donatı (demir) tespiti yapılır
Taşıyıcı sistem incelenir
Zemin verileri değerlendirilir
Mühendislik hesapları yapılır
Amaç, yapının deprem sırasında can güvenliği açısından risk taşıyıp taşımadığını belirlemektir.
Halk arasında çoğu zaman aynı anlamda kullanılsa da teknik olarak iki kavram farklıdır.
Teknik mühendislik çalışmasıdır. Binanın mevcut durumunu ortaya koyar.
6306 Sayılı Kanun kapsamında, lisanslı kuruluşlar tarafından düzenlenen ve yapının “riskli” olduğuna dair resmi tespittir.
Riskli yapı kararı verilmesi halinde süreç Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sistemine işlenir ve hukuki süreç başlar.
Resmi riskli yapı tespitleri:
6306 Sayılı Kanun
Uygulama Yönetmeliği
Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar
tarafından yapılır.
Teknik analiz kısmı ise:
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018)
esas alınarak gerçekleştirilir.
Yasal ve teknik olarak doğru süreç şu adımları içerir:
Kat maliklerinden biri veya birkaçı başvuru yapabilir.
Bina genel incelemeden geçirilir.
Beton dayanımını ölçmek için numune alınır.
Kolon ve kirişlerdeki demir yerleşimi belirlenir.
Bilgisayar modellemesi yapılarak deprem performansı hesaplanır.
Teknik sonuçlar rapor haline getirilir.
Riskli bulunması halinde rapor resmi sürece girer.
Eğer bina “riskli yapı” olarak tespit edilirse:
Maliklere resmi tebligat yapılır
15 gün içinde itiraz hakkı vardır
İtiraz edilmezse yasal süre başlar
Güçlendirme veya yıkım kararı değerlendirilir
Yıkım kararı doğrudan mühendislik firmasının değil, ilgili idari süreçlerin sonucudur.
Zorunlu değildir; ancak şu yapılar için özellikle önerilir:
2000 yılı öncesi inşa edilen binalar
Deprem hasarı görmüş yapılar
Kolon kesme müdahalesi yapılmış yapılar
Kaçak kat ilavesi olan binalar
Sanayi ve kamu yapıları
Özellikle 1998 öncesi yönetmeliklere göre yapılan yapılar güncel şartları sağlamayabilir.
Hayır.
Riskli yapı tespiti:
İtiraz edilebilir
Güçlendirme seçeneği değerlendirilebilir
Yeniden yapım kararı maliklerin çoğunluğu ile alınır
Süreç tamamen mevzuata bağlı ilerler.
Binanın büyüklüğü
Kat sayısı
Numune sayısı
Proje bulunup bulunmaması
Analiz yöntemi
Her yapı özelinde teknik keşif yapılmadan net fiyat verilmesi doğru değildir.
Fabrika, AVM, okul ve hastane gibi yapılarda:
Can güvenliği
İş sürekliliği
Hukuki sorumluluk
nedeniyle risk analizi daha kritik hale gelir.
TBDY 2018, önem katsayısı yüksek binalar için daha sıkı performans kriterleri öngörmektedir.
Deprem Risk Raporu Nasıl Alınır?
Deprem risk testi ve riskli yapı raporu, mevcut binaların deprem güvenliğini belirlemek için uygulanan teknik ve hukuki süreçlerdir.
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 çerçevesinde yürütülen bu çalışmalar, can güvenliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Deprem olmadan önce teknik değerlendirme yaptırmak, olası riskleri önceden görmenin en güvenli yoludur.
Eyen Yapı olarak, 15 yılı aşkın sektör deneyimimiz ile yapı güvenliği, deprem performans analizi ve yapı güçlendirme alanlarında profesyonel mühendislik hizmetleri sunmaktayız ... devamı için tıklayınız
Profesyonel ekip + Uygun Fiyat Avantajı + Ücretsiz Keşif Fırsatı !
Tüm sorularınız ve teklif talepleriniz için bize şimdi ulaşın
© Copyright 2026 Eyen Yapı Analiz, Rapor, Güçlendirme
Bu web sayfasında yer alan logo, resim, yazı ve içeriklerin tüm hakları yasal yollarla korunmaktadır